Kullanıcı Adı:
Parola:
Beni hatırla
Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.
Tirmizî, Cum’a, 80.
Ucuz kazanan, ucuz verir. İnci çocuğun eline geçerse onu bir somun ekmeğe satar.
Sarkozy’den beklenmeyen mektup Fransa CumhurbaÅŸkanı Nicolas Sarkozy, BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’a, Fransa kanunlarınca tanınan soykırım inkarlarını cezalandıran yasa tasarısı ile ilgili mektup yazdı.
Fransa’nın Türkiye BüyükelçiliÄŸi tarafından gazetecilere dağıtılan mektupta Türkiye-Fransa iliÅŸkilerine büyük önem verdiÄŸini belirten Sarkozy, Fransa’nın iki ülke arasındaki diyaloÄŸun devam ettirilmesi yönünde hareket etmeye hazır olduÄŸu vurgulandı.
Sarkozy mektupta şunları yazdı:
“Sayın BaÅŸbakan, Sizin gibi ben de, ülkelerimizin tarih boyunca oluÅŸturdukları iliÅŸkilere çok büyük bir önem veriyorum ve ortak menfaatlerimizin karşılıklı anlayışında ilerlemek için diyalogumuzu devam ettirmeyi arzu ediyorum.
GeçtiÄŸimiz 22 Aralık’ta Ulusal Meclis, Fransa kanunlarınca tanınan tüm soykırımların inkarının cezalandırılmasını öngören parlamento kökenli bir yasa önerisini onayladı. Senato, birkaç gün içinde aynı metin üzerinde görüşecek. Bu önerinin kabul edilmesinin Türkiye’de anlaşılmayabileceÄŸinin bilincindeyim. İşte bu nedenle, bir ÅŸeffaflık ve dostluk anlayışı içerisinde, aÅŸağıdaki unsurları bilginize sunmak istiyorum.
HerÅŸeyden önce Fransa’da ve Fransa vatandaÅŸlarına uygulanacak bu yasanın amacı, atalarının yaÅŸadıkları gerçeklerin inkar edildiÄŸi duygusunu çok uzun bir süredir içlerinde taşıyan ulusal topluluÄŸumuzun üyelerinin anılarını korumak ve onların yaklaşık 100 yıl önce açılmış yaralarını kapatmalarına yardımcı olmaktır. Bu yasa aynı zamanda, yaralanmış tüm hatıraların korunmasını da saÄŸlayacaktır. Bu giriÅŸim, ırkçı veya yabancı sevmez sözlerin cezalandırılmasını hedefleyen hukukumuzun genel bir hareketi çerçevesinde yer almaktadır. Bu metnin kaleme alınmasında hiçbir ÅŸekilde ne bir halk, ne de bir devlet özel olarak hedef alınmıştır. Bu metnin yazarları da bu konuya dikkat etmiÅŸlerdir. Zira onlar, Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun ortadan kalkışı ve Birinci Dünya Savaşı esnasında Türk halkının yaÅŸadığı acıları da bilmektedirler.
Hafıza çalışılmaları, trajik olaylar söz konusu olduÄŸunda daima karmaşık ve acılı konulardır. Fransa, zenci köle ticaretindeki sorumluluÄŸunu üstlenerek, Fransa Yahudilerinin veya iÅŸgal esnasında Fransa’ya yerleÅŸen Yahudilerin toplama kamplarına gönderilmelerine Fransız devletinin katkısını tanıyarak, görevi olduÄŸunu düşündüklerini, sıkıntı çekmeksizin yerine getirmiÅŸtir. Bizzat ben de 2007′e Cezayir topraklarındaki Konstantin’de Cezayir’deki Fransız sömürgeciliÄŸin kör hoyratlığını resmi olarak dile getirdim. Türkiye’nin ülkelerimizi ve halklarımızı birleÅŸtiren ortak menfaatler konusunda önlemler alması temennisinde bulunuyorum. Her iki tarafa da fayda saÄŸlayan ve Dünya Ticaret Örgütü’nün ve Avrupa BirliÄŸi ile Türkiye arasındaki Gümrük BirliÄŸi anlaÅŸmasının kuralları içinde yer alan ticari alışveriÅŸlerimizin ve yatırımlarımızın öneminden baÅŸka, PKK’ya karşı mücadeledeki iÅŸbirliÄŸimizin niteliÄŸi ve özellikle OrtadoÄŸu’da olmak üzere krizlerin yönetimi konusundaki faaliyetlerimizin koordinasyonunun ortaya koyduÄŸu katma deÄŸeri de kastediyorum. Aynı zamanda, Atlantik Paktı çerçevesindeki ve Türkiye’nin 2015′te dönem baÅŸkanlığı yapmasını Cannes Zirvesi esnasında beraberce karalaÅŸtırdığımız G20 bünyesindeki iÅŸbirliÄŸimizin zenginleÅŸtiÄŸini de kastediyorum.
Dost ve müttefik iki ülke arasında olması gerektiÄŸi ÅŸekilde mantığı üstün kılabilmemizi ve diyalogumuzu korumayı temenni ediyorum. Fransa’nın bu yönde hareket etmeye tümüyle hazır olduÄŸunu biliniz. En derin saygılarımın kabülünü dilerim”.